SAĞLIK

Çikolata kisti olarak bilinen endometrioma hastalığı bazı kanserlerle ilişkisi olabilir

Daha çok üreme çağındaki bayanlarda görülen, genellikle belirti vermeyen ve toplumda genellikle “çikolata kisti” olarak bilinen “endometrioma” hastalığın bazı kanserlerle ilişkisi olabilir.

Çikolata kisti olarak bilinen endometrioma hastalığı bazı kanserlerle ilişkisi olabilir

Tüm bayanların rutin muayene ve tetkiklerini aksatmamalarının hayati bir öneme sahip olduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, “Çikolata kisti uygun şekilde ele alınıp tedavi edilmediğinde hastanın yaşam kalitesini ve sağlığını önemli ölçüde tehlikeye atabiliyor.

Bu sebeple tanı ve tedavi süreçlerinde hastaların başta kısırlık olmak üzere, bu durumdan kaynaklanabilecek olası riskler hakkında bilgilendirilmeleri önemli.”

Endometriozis en kısa tanımıyla; rahmin en iç tabakasını oluşturan yapıların rahmin dışında bulunmasıyla (karın boşluğu ve ya yumurtalıklar gibi bölgelerde) kendini gösteren, kadınlık hormonlarına bağlı yaygın bir jinekolojik hastalık.

Bayanların önemli bir kısmında “çikolata kisti” görüldüğü için hastalığın toplumda bu adıyla daha çok bilindiğini hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, “Rahmin iç tabakasındaki dokuların rahim dışına çıkarak yumurtalıklarda yol açtığı etkiyle oluşan bu durum, bayanlar için önemli bir kaygı sebebi. Bayanların ve ailelerin yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen endometriozis, kısırlığın önemli nedenlerinden biri.”

Çikolata kisti çoğu zaman belirti vermeyebiliyor

Çikolata kisti ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki, ağrılı dışkılama ve çocuk sahibi olma güçlüğü gibi şikayetlere sebep olsa da çoğu zaman belirti vermeyebildiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Murat Dede, “Endometriozis için bilinen en önemli 2 risk faktörü 11 yaş öncesinde başlayan adet kanaması ve ağır, uzun süren adetler.”

Çikolata kisti hastanın yaşam kalitesini etkiliyor

Sorunun tedavisinde, hastalığın ilerlemesini önlemek ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirmek için erken tanıya odaklanmanın önemli olduğunun altını bir kez daha çizen Prof. Dr. Murat Dede, “Tanı, biyopsi ve laparoskopi gibi yöntemlerle konsa kesin tanı için hastalığın farklı formları ultrasonografi ve MRI ile tespit edilebiliyor.

Tedavi planında ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları, hormonlar, ilaçlı rahim içi araçlar, geçici menopoza sokan iğneler gibi yöntemler mevcut. Tüm bunlarla birlikte ya da bazen bu tedavilerin sonrasında cerrahi tedaviler uygulanıyor.

Eğer cerrahi tedavide başarı sağlanamaz ve şikayetler devam ederse son seçenek olarak rahmin, yumurtalık ve tüplerin alınması öneriliyor.

Unutulmamalıdır ki; endometriozis, uygun şekilde tedavi edilmediğinde hastanın yaşam kalitesini, sağlığını önemli ölçüde tehlikeye atabilen ağrı ve kısırlıkla seyreden zorlu bir hayata neden oluyor.”

Kansere dönüşme endişesi var

Endometriozisi olan bayanlar arasında kanser, özellikle yumurtalık kanseri gelişme riskleri konusunda artan bir endişe olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Dede, “rahim içi dokunun oluşturduğu bu kümelerin kansere dönüştüğüne dair elimizde şimdilik güçlü tıbbi kanıtlar olmasa da, yapılan çalışmaların bazıları bu hastalığın kanserle bir ilişkisi olabileceği hakkında ipuçları veriyor.

Şunun da altını çizmek gerekir ki; endometriozis ve kanser arasındaki ilişki oldukça karmaşık. Özetle, metodolojik açıdan daha sağlam araştırmalara ihtiyaç var.”

Düzenli muayeneler ihmal edilmemeli

Endometriozisin aslında iyi huylu bir yapıya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Murat Dede, “uzak organlara kadar giden etki alanı, anormal doku büyümesi, hedef organların işlevini etkileme ve genetik hasar gibi özellikleriyle bir tümörü andırıyor.

Yumurtalık kanseri, en tutarlı şekilde endometriozisle ilişkilendirilen kanser türü. Fakat endometriozisi olan bayanların çoğunda (yüzde 98'in biraz üzerinde) yumurtalık kanseri gelişmiyor.

Genetik olarak eğilimi olmayan bayanlarda tüm yaşam boyu yumurtalık kanserine yakalanma riski yüzde 1,4 iken endometriozisi olan bayanlarda bu oran yüzde 1,8 olarak rapor edilmekte.

Endometriozis ve meme kanseri hakkında bir çok çalışma mevcut, çalışmalarda net bir ilişki ortaya konmamış. Tabii ki, endometriozisiniz olsun veya olmasın; düzenli meme muayene ve tetkiklerinizi ihmal etmemelisiniz.”